Tag Archives: Koridallos cezaevi

Atina: Anarşist tutsak Nikos Romanos’un talebi ikinci kez reddedildi; yoldaş açlık grevine devam ediyor

Daha fazla bilgi için bkz: Sosyalsavas.org

2 Aralık 2014 gecesi anarşist tutsak – bugün açlık grevinin 25. gününde olan – Nikos Romanos’un talebinin ikinci kez reddedildiği teyit edildi. Romanos, Koridallos hapishane kurulu tarafından hevesle onaylanan hâkim Eftichis Nikopoulos’un, eğitim hakkının reddine ilişkin verdiği karara itiraz etmişti. Yoldaşın itiraz başvurusu yetkili yargı organı tarafından Pire mahkemesinde reddedildi.

3 Aralık günü Nikos kaldığı hastaneden sonuna kadar savaşacağını ifade ettiği açık bir mektup yayınladı. Yoldaş uzaktan eğitim ya da daha da kötüsü, hapishane duvarları içerisinde video konferans dersleri teklifini reddetti ve alabileceği birkaç özgür nefes talebinde ısrarcı oldu.

Ana akım medyada açlık grevindeki anarşist tutsağın sıvı bir diyetle(!) beslendiğini belirtmekte tereddüt etmeyen Adalet Bakanı Charalambos Athanasiou tarafından dile getirilen ithamlara karşın, Nikos Romanos herhangi bir tür damardan beslenmeye tabi tutulmayı kesin surette reddetti (doktor Pantelia Vergopoulou’ya göre kendisi sadece şekerli su içmektedir).

Aşağıda yoldaşın “24 gün boyunca ölümle dans etmek” başlıklı metninden bir kısım yer alıyor:

Kendi adıma ben devam ediyorum, her türlü geri adım ihtimâlinin yanından geçiyorum ve ZAFERE KADAR MÜCADELE, YA DA ÖLÜME KADAR MÜCADELE cevabını veriyorum.
Her ne olursa olsun, eğer bu tutumuyla devlet beni katlederse Bay Athanasiou ve iş arkadaşları tarihe katiller çetesi, işkence azmettiricisi ve siyasi bir tutsağın katili olarak geçecektir. Özgür ruhların çıkıp geleceğini ve onların adalet sisteminin adilliğini, kendi yollarıyla yargılayacaklarını umalım.

Bu metni bitirirken, her türlü şekilde benimle beraber duran herkese dostluğumu ve suç ortaklığımı yolluyorum.

Son olarak, Andreas, Dimitris, kendisi de hastaneye kaldırılmış olan Yannis ve pek çok diğer kardeşim için birkaç kelime söylemek istiyorum.
Mücadele beraberinde kayıplar getirebilir; onurlu bir yaşama giden yollarda, her şeyi kazanmak için, her şeyi kaybetmek riskini göze alarak ölümü bir elinden tutmalıyız. Mücadele tekrar ve tekrar, bıçaklara karşı çıplak eller ve sıkılı yumruklarla devam etmektedir.

Hepsi için her şey!

Yaşadığımız ve nefes aldığımız sürece, yaşasın anarşi!

6 Aralık’ta öfkenin sokaklarına!

Düşüncelerim tanıdık sokaklarda dolaşıyor olacak.

Ateşi sizi yaksa bile, bir rüya için yaşamak değerdir.

Ve sık sık dediğimiz gibi: Kuvvet.

Yunan Hapishaneleri: Anarşist yoldaş Nikos Romanos 10 Kasım 2014’ten itibaren açlık grevine çıkacağını açıkladı

AÇLIK GREVİ DUYURUSU

Özgür bir nefes için boğulmak.

Geçen bahar, üniversite sınavlarına hapishanede girdim ve Atina fakültesine giriş hakkı kazandım. Onların kanunlarına göre, Eylül 2014’ten itibaren eğitim izinlerine uygunum ve dönemin başından itibaren derslere katılma hakkım var.

Beklenildiği gibi isteklerim sağır kulaklar tarafından duymazlıktan gelindi ve bu izni ele geçirmek için bedenimi barikat olarak kullanmam gerekti.

Bu noktada, seçimimin ardındaki bağlamı ortaya koymak için siyasi mantığımı açıklığa kavuşturmam gerektiğini düşünüyorum.

Kanunlar, kontrol ve baskının araçları olmanın yanısıra, dengelerin korunması için kullanılıyor. Sosyal sözleşmeler olarak da adlandırabileceğimiz bu dengeler, sosyo-politik korelasyonları yanstıyor ve kısmen sosyal savaşın yürütülmesi için belli konumlar oluşturuyor.

Bu yüzden yaptığım seçimi olabildiğince netleştirmek istiyorum: Haklarımın meşruiyetini savunmuyorum; aksine hapsedilmenin ezici, yıkıcı koşullarında özgür bir nefes kazanabilmek için politik şantajı kullanıyorum.

Bu noktada, tutsaklık durumumda talep ettiklerimize baktığımızda akla sorular geliyor. Şuna kesin gözle bakılmalıdır ki buna benzer durumlarda her zaman çelişkiler olmuştur ve olacaktır. Örneğin, tüm yasalara karşı fanatik bir düşman olmamıza rağmen, maksimum güvenlikli cezaevleriyle ilgili yeni tasarıya karşı yapılan kitlesel açlık grevine bizde katıldık. Birçok yoldaş benzer şekilde tutukluluk koşulları (duruşma öncesi “gayrimeşru” gözaltılar, çıplak arama, belirli bir hapishanede kalmak) konularında vücutlarını barikat olarak kullanarak  müzakere yoluna gittiler ve yaptıkları iyi birşeydi.

Vardığımız sonuç şu: bu şartlar altında, çoğu zaman bulunduğumuz koşullarda, mecburi bir fenalık olan stratejik savaş pozisyonları almaya zorlanıyoruz.

Hepimizin bir yol ayrımında olduğu şu an, bir cephe oluşturmaya olanak veren seçimimin siyasi karakterini bu metnin başında belirttim,

“Şiir artıkların sanatıdır. Tüm söylemler yarısaydamlık düzenine tabi olurken, her kelime dikkatlice dezenfekte edilip süslenirken, sonunda kendini ona mümkün olduğunca korkutucu göstermeye çalışan,  onun ödün verme ve fuhuş batağında çoktan kaybettiği erdemlere sahipmiş gibi davranan bir prensle kendini yatakta bulacak,  mahkemedeki bir markize benzeyen şiir, diz çökmeden kalır. Şiir ya uyumsuzdur ya da hiçbirşeydir.” (Jean-Marc Rouillan)

Yoldaşlar, uzun süredir kapatıldık. Polis ablukaları ve anti-terörizm katliamlarından, istatistiklerine uymayanları yokeden iktisatçılardan oluşan kurullara, çokuluslu devlerin saldırılarına Syriza partisinin geç sosyalizmine destek vererek direnen Yunan sanayicilere, toprak uğruna köle olmuş politikacıların ultra-yurtsever kılığına büründükleri acil durum haline; ayaklanmalara karşı son teknoloji silahlarla donatılmış polis ve ordudan, maksimum güvenlikli hapishanelere.

Şeyleri gerçek adlarıyla tanımlayalım: Devletin istismar ettiği, normal bir durum olarak kabul ettirilmiş eylemsizlikten başka birşey değil.

Yakında çok geç olacak ve elindeki sihirli değnekle, iktidar sadece mutlak kudretinin önünde itaatkarca diz çökenlere merhamet gösterecek.

Sistem,  devrimcilerin, “yoğun tedavili ıslah tesisleri”nde canlı canlı gömüldükleri ve eninde sonunda fiziksel, zihinsel ve ahlaki olarak çökertildikleri bir gelecek tasarlıyor.

Sergilenenlerin, üzerine “kaçınılması gereken örnek” yazan levhalar asarak  canlı canlı teşhir edildiği ve iktidarın tüm sadist niyetlerinin insan kobaylar üzerinde test edildiği, yenilikçi bir insani dehşet müzesi.

Herkes ikilemlerle karşılaştığında bir cevap bulup seçimini yapabilir. Korunaklı koltuklarında oturup kısırlaştırılmış bir yaşamın peşinden giden izleyiciler de, tarihin gidişatına yön veren aktörler de.

*

O gece gözlerimizi ufuktan ayırmadık ve kayan birçok yıldızın kendi kaotik rotasını çizdiğini gördük. Ve onları defalarca saydık, dilekler tuttuk, olasılıkları hesapladık. Özgür bir yaşam için olan tutkumuzun, bizi baskı altında tutanların, bizi öldürenlerin, bizi yokedenlerin üstüne adım atmamızı gerektireceğini biliyorduk; böylece gözlemlediğimiz kayan yıldızlar gibi boşluğa daldık.

O zamandan beri sayısız yıldız düştü; belki bizim yıldızımızın da düşme vakti gelmiştir ama kimbilir? Eğer herşey için hazır cevaplarımız olsaydı, olduğumuz kişiler değil, insanlara nasıl birbirini yiyen kemirgenler olmaları gerektiğini öğreten günümüz bencil piçlerinden olurduk.

En azından hala türümüz insanları gibi amansız ve iradeliyiz. Ve aramızdan bazıları acı içinde gözlerini yummuş ve buradan göçmüş olsalar da görüşleri bir zamanlar bizim de gözlemlediğimiz gökyüzüne sabitlenmiş durumda. Ve onlar şimdi bizim düşüşümüzü izliyorlar, güzel ve parlayan yıldızları. Şimdi sıra bizde. Tereddütsüz, kayıyoruz, düşüyoruz.

Kalbimde ebedi anarşiyle, geri adım atmayarak, 10 Kasım 2014, Pazartesi günü açlık grevine çıkıyorum.

Açlık grevimin herbir günü ve bu noktadan sonra olacakların sorumlusu, hapishane kurulu yani savcı Nikolaos Poimenidis, Charalambia Koutsomichali yöneticisi ve sosyal çalışma görevlisidir.

DAYANIŞMA SALDIRI DEMEKTİR

Not: Tüm koltuk “savaşçı”larına, profesyonel hümanistlere, “duyarlı” entellektüellere ve ruhani kişiliklere: size şimdiden “Defolun!”

Nikos Romanos
Dikastiki Filaki Koridallou, Ε Pteryga, 18110 Koridallos, Atina, Yunanistan
_

Yunanca’dan İngilizceye, İngilizce’den Türkçe’ye çevrilmiştir. — İspanyolca, Portekizce, Fransızca, İtalyanca & Almanca çeviriler
(alıntı Rouillan’ın “Jules’e mektuplar”ındandır.)

Yoldaş Stella’yla Dayanışmak için Eylem Günü, 6 Nisan 2012

Stella Antoniou’yu Hemen Serbest Bırakın

Anarşist Stella Antoniou 16 aydır tutuklu yargılanıyor. Devrimci Örgüt Ateş Hücrelerine katılmakla suçlanıyor. Aralık 2010′da kendisiyle aynı davadan dolayı tutuklu bulunan Kostas Sakkas, Giorgos Karagiannidis ve Alexandros Mitroussias ile beraber tutuklanmıştı.

Stella, diğerleri gibi,  sürekli yenilenen kovuşturmalarla şişirilen, kişisel ilişkilere ve tabi ki siyasi kimliklere dayandırılan  suçlamaları reddediyor.

Stella ciddi bir hastalıktan muzdarip ve kapatılmasıyla birlikte bu hastalığı gittikçe Stella’yı kötü etkiliyor. Serbest bırakılması için birçok başvuru yapsa da hepsi teker teker reddediliyor.

Ancak, içeride de cesaretle savunduğu mücadelesini sürdürüyor. Aranan yoldaşlarıyla dayanışma içinde durduğunu asla reddetmiyor.

Stella Antoniou’yu Hemen Serbest Bırakın!

Kostas Sakkas, Giorgos Karagiannidis
ve Alexandros Mitroussias’a Özgürlük!

Eylem
6 Nisan Cuma, 18.00/ Syntagma-Atina’da

kaynak / anarşihaber tarafından çevrilmiştir

Atina: Tutuklu Panagiotis Avdikos şimdi hem açlık hem de susuzluk grevinde

Koridallos zindanlarında seferberlik – Sağlık durumuyla ilgili haberler

3 Aralık’ta Koridallos cezaevi önünde yapılması planlanan Panagiotis Avdikos’la dayanışma gösterisi gerçekleştirildi. Çeşitli polis memurlarının, bir polis birimi otobüsünün, motorsikletli DIAS’ın, polis barikatlarının her sokakta bulunduğu, polisin heryerde olduğu mekan savaş alanına benziyordu. Polis, bir yoldaşın bakışlarını çok kışkırtıcı bulunca, birkaç dayanışmacı gözaltına alınmakla tehdit edildi. Toplanan insanlar Koridallos cezaevinin sözde hastanesinin karşısına ulaşarak Panagiotis’in haklı mücadelesine destek verdiler. Erkek cezaevindeki tutukluların tepkisi hemen ve hareketli oldu. Açlık grevcisi, daynışmacılarla telefonla görüştü ve mücadelesini adalet yerini bulana kadar sürdürmeye kararlı olduğunu bildirdi. Daha sonra göstericiler, özellikle anarşist mahkum Stella Antoniou ile dayanışmalarını göstermek için kadınlar cezaevinin karşısına hareket ettiler.

Panagiotis’ın durumu için şimdiden sağlığının telafisi mümkün olmayacak şekilde zarar gördüğünü söyleyebiliriz. Hapishane savcısı onu zorla damardan enjeksiyonla tehdit edince, susuzluk grevine başlayarak durumu hızlandıracağı cevabını verdi.

Protestodan bir gün önce, cezaevi yetkilileri Panagiotis’i hastaneden bir hücreye yerleştirmeye niyet ettiler ve ‘açlık grevini bıraktığı’na dair söylentiler yaydılar. Açlık grevcisi, dayanışma grubuyla irtibata geçtikten sonra, yoldaşlar hastanenin yöneticisine eğer yargılama-öncesi tutukluluk durumunda olan mahkuma birşey olursa, sorumluluğun yöneticide olduğunu söyleyerek şikayetlerini bildirdiler. Yönetici sorumluluğu görevli doktora atmaya çalıştı. Ne var ki, tehlikeli transferin gerçekleşmemesi başarıyla sağlanmış oldu.

5 Aralık’tan itibaren susuzluk grevine girdi. Bugünkü sağlık durumuna baktığında, çok yakında komaya gireceğine inanıyor. Hapsedilmesini tamamen haksız ve keyfi buluyor; buna rağmen Yunan ‘adaleti’ ve cezaevi sistemi insan yaşamı için alenen umursamaz bir tavır takınıyor.

İletişim adresi:
Panagiotis Avdikos
Aghios Pavlos hastanesi
Koridallos cezaevi
Terma Nikiforidi (Sokak)
PO Box 18122, Athens–Attica, Greece

Panagiotis Avdikos’a hemen şimdi özgürlük!
Dayanışma silahımızdır!

Korint’in Antistrofi Metrisi’si (‘Gerisayım’) Kolektifi

http://www.youtube.com/watch?v=WZvOXfGjSjw

Atina: Açlık grevi yapan cezaevi mahkumu Panagiotis Avdikos’la uluslararası dayanışma için ACİL çağrı

Uzun bir açlık grevinden sonra Panagiotis Avdikos şu anda Koridallos cezaevinin Aghios Pavlos ‘hastane’sinde tutuluyor.

18 Nisan 2011’de, uyuşturucu bulundurma suçlamasıyla, evinin önünde tutuklanmıştı. Yunan demokrasisinin zindanlarına hapsedilmesine yolaçan bu polis komplosunu protesto etmek için hemen açlık grevine başlamaya karar vermişti.

2011 Mayıs’ından beri (Ağustos ayında kısa bir ara vererek) açlık grevi yapıyor. Serbest bırakılmasını reddeden ve böylece barbar ve vahşi hapishane sistemini koruyan otoritelerin ihmali nedeniyle şimdi Panagiotis hayatını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.

29 Kasım Salı sabahı, Komotini’de (kuzey Yunanistan) Anarchist Hangout Utopia A.D.‘den yoldaşlar şehrin merkezindeki bazı yerlerin yanısıra mahkeme ve hukuk firmalarının önlerinde de metinler dağıtarak anarşist bir müdehale/karşı-bilgilendirme eylemi yaptı. Hukuk Bürosuna da bu metinleri verdiler. Broşürler genel olarak mahkumun mektuplarını içeriyordu.

Korintli Mahkumlarla Dayanışma Grubu
Korint’in Antistrofi Metrisi Kolektifi

Panagiotis Avdikos’a destek olmak için toplanma çağrısı:
3 Aralık saat 15:00’de Koridallos cezaevi önünde.

Panagiotis Avdikos’a özgürlük ! Hemen !
Hapishane duvarlarına son ! Katil-Devlet’e son !
Dayanışma silahımızdır !