Atina: “Dolap” – Yiyecek-kolektifi ağı hareketi

“Dolap”

Bize tekrar tekrar şunu söylüyorlar: Batı dünyasındaki bizler, benzeri görülmemiş bir bolluk çağında yaşıyoruz. Birkaç yıl önce sadece elit kesimin ayrıcalığı gibi görünen sınırsız malın keyfini sürüyoruz: cep telefonları, arabalar, yüksek hızlı internet bağlantısı, kişisel bilgisayarlar, sonsuz çeşitlilikte harika araçlar. Zehirli çöpten bir dünya yaratma tarihsel rollerini yerine getirene dek, bunlar yeteri kadar dikkatimizi çekerler. Böylece, temiz hava ve zehirli olmayan gıda gibi doğal olarak bize verildiğini düşündüğümüz şeyler, artık bir elitin ayrıcalığı olur. Buna ‘ilerleme’ diyorlar.

Bu durumda, uzmanların, şirketlerin, (cehennemle, yan etkileri görülmeden ne kadar radyoaktif madde alabileceğimiz meselesine odaklanmış bir diyolag içinde olan) ilaç firmalarının ve bilim adamlarının ellerine bırakmaktansa hayatlarımızın kontrolünü yeniden kendi ellerimize almaya başlamanın vakti geldi. Gıdamızın kalitesinin ve özünün endüstrinin çıkarlarına bağımlı olmasına izin vermek yerine, kontrolü kendi ellerimize alalım.

Ateş pahası biyolojik ürünler olarak sunulan sağlık ve ekoloji vaatlerini tüketmekten; bir sonraki gıda skandalının patlak vermesini beklemekten; süpermarketteki havuçlara bakıp hekzavalan kromium içerip içermediğini düşünmekten; çileklere bakıp Manolada’da göçmenlerin köleler gibi çalıştığını düşünmekten; kışın (tadı olmadığı için dekor olarak) domates kullanabilmek için tüm yörenin böcek ilaçlarıyla zehirlenmesinden; daha çok ve artan miktarlarda zehiri pasif olarak tüketmekten bıktık. Gıdamızın söz konusu olduğu yabancılaşmanın bu ileri aşamasında, bariz olanı yeniden keşfediyoruz: işbirliği, paylaşım, karşılıklı yardımlaşma.

Bu nedenle üreticilerle doğrudan temas kuracağımız bir işbirliğine giriyoruz (daha kaliteli gıda sağlıyor, her türlü aracıdan kaynaklanan maliyet artışından tasarruf edip küçük üreticilere destek oluyoruz). Tarım ve gıda üretimi konusunda bilgilerimizi paylaşıyoruz. Ot ve meyve topluyoruz. Bahçemizdeki fazla limonu veriyor, başkasının bahçesindeki fazla kayısıyı alıyoruz. Kendi köyümüzden patates getiriyoruz ve başkasının köyünün dışındaki bakılmayan arazilerden badem ediniyoruz. Kısacası, bir yiyecek dağıtımı ve ortaklaştırılması ağı yaratıyoruz.

Her Salı saat 6‘yla 11 arasında Autonomo Steki‘de (Z. Pigis & Isavron) bilgimizi, ürünlerimizi ve fikirlerimizi paylaşıyoruz. Yiyeceğimiz üzerindeki kontrolü tekrar ele alıyoruz ve üreticilerle doğrudan bağlantılar kuruyoruz. Paylaşma kolektifimizi zenginleşterecek herkesi bekliyoruz.

Yiyecek-kolektifi ağı hareketi

kaynak: tontoulapi.espivblogs.net

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *